6 Temmuz 2017 Perşembe
 

Paylaşayım dedim. 

Bir ara bunun Türk versiyonunu yapmışlardı ama tutmadı herhalde, sitelerine baktım açılmıyor. Neyse. Onu ararken Google'da buna denk geldim.

Tıkınız.  Üç saattir dinliyorum, çok beğendim. Tavsiye ederim.
Bir iki tane dışında bildiğim şarkı çıkmadı ama olsun. 

Üç haftaki önce yazıyı yazdın hala hareket yok diye merak eden var mı hala?
Malum e-postalarınızı cevaplayamıyorum bile artık. Sorry :')

İşin doğrusu, apar topar memlekete götürülüp itinaylan gezdirilmekle meşguldüm.
Doyasıya yaşayamadığım ergenliğim de arada hortladı tabii. Biraz somurttum.
(Buraya seneler evvel dergide okuyup güldüğüm bir Umut Sarıkaya karikatürü koyacaktım ama aradım taradım bulamadım. Karikatürde anne oğluna "Evladım bilmemkim teyzeye hoş geldin demeyecek misin?" diye soruyordu. Ergen irisi de ters ters "Morobo bon Omot." diye cevap veriyodu. Arşivinde olan varsa ulaştırıversin lütfen. :((( )

Caaanım izin günlerimde rahat rahat evde oturacağım diye hayal ederken, sıcağın ortasında dağ başlarında buldum kendimi. Aman yarabbi... Gerçi İstanbul'un dışında olmak tek başına yeterli bir mutluluk sebebi olmuş benim için. Bu süreçte onu fark ettim. Bir baktım mutluyum, aaa... İstanbul dışı ev rahatlığı arıyorum, çok şey istiyorum. 

<At Pazarı yavşağı mode on>

- İstanbul bitmiş abi yeaæææ...
+ Yeni mi anladın dalım çiçeğim? 

</At Pazarı yavşağı mode off>

Şu anda da nolet sıcak ve yine "Shin'e ayıp oldu" vicdan sızlaması ile kalktım, SABS'ın 30. bölümünü editlemeye çalışıyorum. Tamen De Gushi de bir ara gelir inşallah. 

El ele verip evrene pozitif enerji yollayalım, inanırsak olur bence. ^_^ Heheh.

Uzaktan öpüyorum, yabışıyo.


14 Haziran 2017 Çarşamba


Evvelsi gece acayip bir rüya gördüm.

Hava alanındaydım, yanımda uzun boylu esmer bir kadın vardı.
Tanımıyordum aslında ama güya rüyama göre tanıyormuşum kendisini.

Sonra ne hikmetse bir anda bu kadınla kendimizi Çin'de bulduk. Bayağı, bildiğimiz Çin. Çinli Çin hani.

Sonra devasa alışveriş merkezi gibi bir yere girdik. Geniş ışıklı panolarla dolu bir yerdi. Parlak pembeli sarılı ışıklar gözümü alıyordu.

AVM'nin Tavanı da acayip yüksekti. "Nerede lan buranın kolonları" diye gözlerim etrafta gezdi gayriihtiyari. (swh)

Sonra gözüm oralarda akvaryuma benzeyen bir alana çarptı.
Yakınına gittim, bir baktım bu akvaryum sandığım şey, kocaman led ekranlardan oluşmuş bir panoymuş. "Amma edit yapılır burada hee" diye düşündüm. *bilinçaltı strikes*

Hemen bu düşüncenin akabinde, yanımdaki esmer uzun boylu kadın kolumdan çekti.

"Bak bak! Buradalar!" dedi.

Boş alanda danışma masasına benzeyen bir masanın önüne götürdü beni. Masanın önünde de kocaman Çin harfleriyle bir şeyler yazıyordu. Önüne gittik durduk arkadaşımla(?!). Ben solda o sağda.

Masada iki Çinli oturuyordu. Benim tarafımda oturan Çinli, küt ve sarı bir peruk takmıştı. Diğer taraftaki de küt perukluydu sanki, tam hatırlamıyorum.

Sonra yanımdaki arkadaşım "TAN JIU İLE OLD XIAN!" dedi. 
Nasıl ne ne alaka hö diye etrafıma bakakaldım. 

Sözde benim önündeki sarı peruklu Çinli, Tan Jiu imiş. Ben ona baktım ama o hiç kafayı kaldırmadı. İkisi de önlerinde bir şeyleri karalıyorlardı.

O sırada sözde Tan Jiu güncel Tamen De Gushi bölümünü çiziyormuş. Çizim aynı anda, şu önceden bahsettiğim dev led ekranlarda eş zamanlı yayınlanıyordu.

Böyle tek tek çizgi çizgi gördüm karakterleri. 
"Aa Qiu Tong, aa Sun Jing."
"En son ne olduydu ya ona?" dedim içimden.
İki aydır çevirmediğimi biliyordum da, okumayı da unutmuşum. Rüyada düşünüyorum böyle aval aval.

Sonra dönüp yanımdaki arkadaşıma soruyorum "İmza alsak mı ya, hatırasına?"

"Şşşt!" diye susturuyor beni. Hazırlanmamız lazım diyor, odaya gidelim diyor.

Sonrasını tam hatırlamasam da orada bir yerde bitiyor rüya.


Ya, ben çok abuk subuk rüya görürüm ama hiçbirini hatırlamam kolay kolay. Bunu niye hatırladığım hakkında pek fikrim yok. Ama madem hatırlıyorum oturayım bloga yazayım, Tamen'i de kendi çapımda çevirmeye devam edeyim artık dedim.

Bir de uyandığımda o yanımdaki kız kim diye biraz düşündüm.
Aklıma ilk gelen Shinkaron oldu. Kendisini hiç görmedim ama böyle düşünmek için sebebim var:

Manga çevirisi namına şu an kafamda olan tek şey "Shin'e ayıp oldu hala şu SABS bölümünü editleyeceğim de göndereceğim ya" düşüncesi idi. Bu doğrultuda vicdanım bilinçaltımdan bilinçüstüme resimli mesaj yollama ihtiyacı hissetmiş olsa gerek. Yoksa okuyucu zerre umrumda değil. Bizde yalan yok gençler. 

Sanırım manga işleriyle uğraşmayı özlemişim, gibiyim, galiba?

Uzun yazı yazmayı da özlemişim. Yazmayalı bayağı böyle bir seneden fazla olmuş, bana hiç öyle gelmedi oysa. Yakın zamanda Korra'nın serisini bitirdim, onun hakkında yazmak istiyorum mesela. Bakalım.

Velhasılıkelam, nerede kalmıştık?


3 Nisan 2016 Pazar



Kaybolup gitsin istemedim, kıyamadım. 
Hatıra olarak kalsın burada. :)

1 Nisan 2016'nın ilk saati Tamen de Gushi 95. Bölümü adı altında manga-tr'ye yüklediğim resim şu idi:


Ve tepkiler:  (üste tıklanınca büyüyor)





Güldürebildiklerim için ne mutlu bana, diğerleri kusura bakmasın lütfen. :)
Lakin bölümü görüyorsunuz, adeta al da at dercesine bir pas verdi bana. :D

Birkaç saat içinde gerçek 95. Bölüm gelecek. Görüşmek üzere. :)

21 Mart 2016 Pazartesi

Belki size de iyi gelir...

Sizi unutmayacağız Ertuğ Ergin... Siz gideli kimleri kimleri gönderdik o tarafa, ama andolsun unutmayacağız. Ne gönderdiklerimizi, ne de olan biteni.


7 Şubat 2016 Pazar
Geçen hafta challenge'da koşar gibi yapıp 
son anda yatışa geçen bendeniz (temsili)


Yine merhaba!

Daha benim geçen haftaki hezimetin üstü soğumamışken yeni bir challenge daha yapıyoruz!

Yarından itibaren 2 hafta boyunca manga çeviri maratonuna giriyoruz!

Bu sefer 6 (yazıyla altı) kişiyiz! 

Birbirimize destek olalım dedik ve bu challenge'a hep beraber başlıyoruz!

Katılımcılar:

Bendeniz, ilham kaynağım HF'den Roromiya, Mavi Manga'dan ise Zakkyliar, Livanem, TheDirectEco ve Farrelleda!

Hepimiz hevesliyiz, hepimiz hırslıyız! (yani, ehm...)

Bizi yalnız bırakmayın!

Pano linklerimiz aşağıda, siz de buradan üye olup bizi dilediğinizce yorumlarla dürtmeye gelin lütfen!

Buyrun panolarımız:







Mavi Manga'nın konuyla ilgili günceli de burada tık tık!

Görüşmek üzere, bize şans dileyin!
küçük harf büyük harf diyince
  aklıma direkt bu muhteşem ikili geldi :*

Soğukların devam ettiği bir İstanbul gecesinden daha merhaba.

Ufak ipucumu mümkün olduğunca kısa bırakıp gideceğim çünkü hazırlık yapmam gereken bir challenge'ımız var. Ona ayrı postta yazacağım.

Bu ipucumuzda neyi işleyeceğiz sorusunun cevabı:


"Ne var bunda?" diye düşünüyor olabilirsiniz. Fakat bu ince ayarı bilmeyen ben dahil birçok kişinin, uzunca bir süre yazıyı Word'e atıp, büyütüp, sonra Photoshop'a yapıştırdığını biliyorum.

Başlayalım.

Şimdi küçük harflerden oluşan yazımızı kopyalayıp photoshop dosyamıza yapıştıralım.

Normalde herhangi bir şekilde ayar yapmazsanız böyle görünüyor.


Şimdi ben bu yazıyı komple büyük harfle görmek istiyorum.
Malumunuz mangada lazım oluyor.

Şu aşağıdaki resme dikkat. 
Yazımızın katmanı (layer) seçiliyken, resimde sağ tarafta sarıyla boyanmış olan, "TT" yazan düğmeye basıyoruz. Artık böyle görünüyor.


Sanki bir şeyler eksik değil mi? Büyük "i" harflerinin noktaları yok. 
Sanki İngilizce alfabeyle yazılmış gibi. 

Şimdi bunu düzelteceğiz.

Aşağıdaki resimde sarıyla boyanmış yere tıklayıp "Turkish"i seçiyoruz.

Ve istediğimiz oluyor.


Yazımız artık tamamen büyük harfle ve Türkçe karakterlerle yazılmış durumda.

Hepimize kolay gelsin. ^^
31 Ocak 2016 Pazar


Özetle;




< kıvırma mod on >

Yeaaa ben zaten hepsini yapacağım dememiştim ki, elimden geleni yapacağım, amaç kendimi zorlamak demiştim zart zurt...

<kıvırma mod off>

Tamamlayabilseydim her gün ne yaptığımı ayrı ayrı yazacaktım lakin sonuç istediğim gibi olmayınca toplu yazıp geçeceğim.

Şuradan da görülebileceği üzere: https://trello.com/b/pDoF082T/manga-challenge

Neler yaptığımın listesi:

TEMİZLEME 

5 bölüm Kyou Kara Ore Wa (250-254) - yanlış anlaşılmasın, bunu sadece temizlemekle yükümlüyüm
3 bölüm Cousin (3-4-5)
3 bölüm Story of someone We Know (5-6-7)
3 bölüm Cherry Boy That Girl (4-5-6)
6 bölüm Mosspaca Advertising Department (13-18)
2 bölüm Blade Note (4-5)

ÇEVİRİ:

3 bölüm Cousin (3-4-5)
1 bölüm Futari No Renai Shoka (5.1)
2 bölüm Fluttering Feelings (5-6)
1 bölüm Story of Someone We Know (5)

EDİT yani DÜZENLEME

2 bölüm Blade Note (4-5)
2 bölüm Cousin (3-4)

yarısına kadar yapabildiklerim de var ama onları yazmayacağım.

Peki, yetiştiremediklerim neler?

ÇEVİRİ

2 bölüm Futari No Renai Shoka (5.2 ve 6)
2 bölüm Story of Someone We Know (6-7)
6 bölüm Mosspaca (13-18)

EDİT yani DÜZENLEME

1 bölüm Cousin (5)
3 bölüm Story of Someone We Know (5-6-7)
3 bölüm Cherry Boy That Girl (4-5-6)
6 bölüm Mosspaca (13-18)

Kalanlar az gibi gözükse de işi bilenler anlamıştır, aslında benim bir haftalık daha işim var. Why? Because "edit". Evet.

Bu hafta editiyle temizliğiyle okunabilir hale getirebildiklerim sadece 2 bölüm Blade Note ve 2 bölüm Cousin. O kadar. 

Lagalugayı geçeyim, maddelerle durumumu özetleyeyim.

- Her zamanki gibi oyalanmayı şiar edinen Forever kişisi, editten kaçmak için sil babam sil çevirmediği, etmediği bütün bölümleri silmeye dadanmış, sonrasında dımdızlak kalmıştır.

- Ortak projelerde "elalem" faktörü bulunduğundan, yalnız Mugi pek de yabancı olmadığından ve nazımız geçtiğinden ötürü, Cherry Boy hariç diğer ortak proje yaptığım grupların hepsine birer ikişer bölüm göndermişiz.

- Cousin'in iki editi hariç diğer hepsini ilk 4 günde yaptım. Neymiş, "Aa hafta sonu geliyor, çok vaktim var, rahat rahat yaparım yea" dememek gerekiyormuş. Asıl iş dar vakitlerde görülüyormuş.

- Mugi'yle yaptığımız ve bendeki webtoonların rawlarının artık dışarıya kapandığını ve paralı olduğunu öğrendim, bayağı uzun bir süre buna çözüm aramakla vakit kaybettim. Oysa onla uğraşana kadar belki bir bölüm Cherry Boy editi bitirebilirdim.

- Hesaba katmadığım özel hayat durumları vardı, zaten illa bir şey çıkar. Çıkmasa şaşardık değil mi? 

- Ve zamanımı daha iyi ayarlama konusunda düşündüğüm bir kaç şey var. Bende kalsın.


Benim buradan çıkardığım ders, hobi olarak yaptığım için pek de istediğim kadar ciddiye alamadığım bu manga işini hala yeterince ciddiyetle yapamayıp, vakit ayarlamakla uğraşmadığımdır. Buna bir çözüm bulmam gerektiğini düşünüyorum. 

Bunun için de baştan heeeer şeyi temizlemeye dadanıp editi ertelememem lazım. "Bir işi bitirmeden diğerine başlama"malıyım. (İşte en iyi uyguladığım şeydir bu, burada niye beceremiyorum bilmiyorum. Belki iş korkunç bir şey olduğundandır.)

Velhasıl, sevgili Roromiya'ya da dediğim gibi, bunu saymıyorum arkadaşlar. Yenilen pehlivan güreşe doymaz misali Bu challenge'larımızdan öğrendiklerimizi değerlendirerek en yakın zamanda yenisini de yapmalıyız diyorum. 

Bu challenge'da beni Trello'da yalnız bırakmayan Bubblepunk, Karolin Çağlı ve Roromiya'ya özellikle teşekkür etmeyi kendime borç bilir, utanç köşeme çekilirim.



Görüşmek üzere.

24 Ocak 2016 Pazar

Sömestr tatilinin az trafikli bir pazar gününden merhaba. 

Bu sefer sevgili Roromiya'nın meşhur challenge'larından ilhamla buradayım.

Challenge ne be diyeniniz olursa, aslında Türkçe karşılığı "meydan okuma". 

Neden İngilizce'sini kullandığımı sorarsanız, maalesef meydan okumak tam bu anlamı vermiyor. Challenge artık bu konularda bir terim gibi olduğu için böyle devam edeceğim. TDK şapkaları kaldırıp getireceğine bunlara bir çare bulsun. 

Özetle bu challenge terimi nedir sorusunu cevaplarsak, kendi kendine bir süreliğine hedef koyarak kendi kendine meydan okuma aktivitesi. 

Bloggerlar bildim bileli bu tür şeylere kalkışır ve sonuçlarını biz okuyucularla paylaşırlar. Bunların en meşhuru kitap okuma challenge'ları. Örneğin bu ay 10 kitap okuyacağım der kişi, 1 ay sonra yapıp yapamadığını ve bu sürede challenge ile ilgili yaşadıklarının özetini aktarır. Bu ne işe yarar? Kişinin gaza gelmesine yarar, millete rezil olmayayım diye yapmaya söz verdiği işini yapmak için daha çok gayret etmesine sebep olur, hem kendine hem de benzer şekilde kendine meydan okumak isteyenlere de deneyim olur. Faydalı bir şey yani.

Roromiya da blogunda benzer şekilde "hayat challenge"ları yaparak bize ilham oluyor sağ olsun. Geçen haftaki Heterophobia Fansub güncelinde yazdıklarından sonra kendisinden challengelarından bahsetmesini de istedikten sonra kafamda ampül yanmıştı. "Neden manga çevirme challenge'ı yapmıyorum ben?" diye. 

"Ben" diyorum şimdilik çünkü hazırlamam gereken mangalar çok fena yığılmış durumda ve haftaya elim iş ve ev konusunda rahatlayacak. 

İşimde bu hafta zorlu bir rapor hazırlama sürecini bitirdim, sonuç olarak manga namına hiçbir şey yapamadım ve haftaya daha rahat olacağım, bu demek oluyor ki akşamları kafam kazan olmayacak ve manga çeviri/editine kafa ayırabileceğim. (malum bu iş zaman kadar, içinde başka şeyler dönmeyen kafa da istiyor) Ayrıca haftaya annem yanıma geliyor, yani akşamları yemek hazırlama derdi olmayacak nihehehe. (feminizm ananızın yemeğini tadana kadar efendim)

Velhasıl, ben de dedim bu birikmişleri bir toparlayayım da bu challenge'a adım atayım. Haber vermeden başlayacağım için üzgünüm, eğer beraber yapmak isteyen arkadaşlar varsa bir sonraki haftalarda yarış yapalım. Çünkü ben bu hafta başlamazsam hiç başlayamam.

Efendim, tek tek size şunu şunu yapacağım diye sıralamak yerine, neredeyse 1 aydır çeşitli işlerim için kullandığım Trello'dan bir sayfa hazırladım. 

Çok ama çok faydalı bir site olduğu için biraz da bu bahaneyle ufak bir tanıtımını yapmak istiyorum sizlere.

Buyrun buyrun çekinmeyin.



Önce sağda çıkan gri panelin üstündeki çarpıya tıklayın bir kapatın onu. Haaah.
Şimdi dilediğinizce kurcalayın efendim. Sağa sola çekiştirin, dilediğiniz yere tıklayın. İsteseniz de bir şeyi değiştiremezsiniz korkmayın. Üsttekiler manga isimleri bu arada, bölüm sayıları için tek tek içlerinde ayrı birer kısım oluşturdum.

Bu ekrana "board" (ki istediğiniz sayıda oluşturabiliyorsunuz),
BİTTİ BEE! , COUSIN falan diye olanlara "liste", 
o listelerin içindeki tek tek şeylere de kart deniyor. 

Kartlara her birine ayrı isim verdiğiniz etiketleri ekleyebiliyorsunuz. 

Hani yukarıda her kartın içinde yanyana renkli 3 çizgi var ya, işte onlar. 

Mesela benim etiketlerim şunlar:

etiketler

Aşağıdaki resimde ise Cousin 3 kartındaki etiketlerimi görüyorsunuz. 
Yeşil "kendi başına", sarı "düzenleme" ve mor "çeviri".

Kendi başıma olduğum, çeviri ve düzenlemesini yapmam gereken bir iş olduğundan bu şekilde etiketledim. Dilersem tek etiket üzerinden arama yapıp sırf o işleri listeleyebiliyorum, çok işe yarıyor.

Bu kartların içine dilersem resim, 10 mb'a kadar herhangi bir dosya, veya checklist ekleyip tikleyebiliyorum falan. Bu listelere başka kullanıcılar da eklenip beraber kullanılabiliyor. 



Aslında manga gruplarının epey işine yarayabilecek bir sistem. Çeviriyi bitiren buraya atabilecek, anında hem editörü hem admini görecek, altında yorumlar yazılarak iletişim kurulabilecek. İşin aslı, ben de bu siteyi tesadüfen yabancı bir manga grubunda görmüştüm.

Öyle işte arkadaşlar, karıştırınca anlaşılıyor. Bilenleri zaten biliyordur. Bunu aslında şirket içi işler için interaktif kullananlar var, böyle basit işler için değil. Şurada ayrıntılı ve güzel bir anlatım var: http://www.vidobu.com/egitim/trello-ile-proje-yonetimi/5142/trello-nedir-ve-nasil-isler

Şimdi efendim, benim niyetim bu hafta bu listelerde gördüğünüz işleri bitirmek. Orada bayağı bir iş var aslında, bitirirsem süper olur ama yapabildiğim kadar kendimi zorlamak istiyorum. 

Zorlarken de işin içine sizleri de katmak istiyorum. 

Hani maksat rezil olmamak için herkese şeffaf olmak ya, maksat aksiyon olsun. 

Şimdi ben bu kartlardaki işlerin her birini yaptığımda, bitirdiğim işin kartını ilk resimde yer alan en soldaki BİTTİ BEE! listesine atacağım. Yani sürekli değişecek gördükleriniz. 

Girip yorum da yapılabilir aslında, valla çok mutlu olurum. Bunun için de üye olmanız yeterli.

Şuradan üye olabilirsiniz. (Bu arada bu tamamen bedava bir sistem.) 

(Ve kendi listelerinizi oluşturduğunuzda aslında dışa kapalı oluyor, ben bilerek açtım. Yani burada linkinizi bilen biri listelerinizi göremez. Benim bu hesapta başka 4 "board"ım daha var mesela ama dışarı kapalı olduğundan görünmüyor.)

Üye olduğunuz vakit hem kendi listelerinizi oluşturabilir, hem de benim sayfamda bu kartları açıp altlarına yorumlar yapabilirsiniz, gelen bildirimlerle anında göreceğim. 

Ne yorum yapacağım derseniz, ne bileyim "yaa şu mosspacayı öne al, ciğerimiz soldu bekleye bekleye" veya "on saattir bişi bitirmedin uyuyonmu aloo" veya "ganbatte forever" gibi her şeye açığım. 

En sonunda da haftaya pazar günü yeni bir blog yazısı hazırlayacağım, hep beraber dananın kuyruğunun kopup kopmadığını göreceğiz.

Bu arada bunu mim gibi düşünebilirim gibi geldi. Madem öyle bütün manga işiyle uğraşan arkadaşları mimliyorum buradan.

Bana şans dileyin!


25 ocak eklemesi: bu haftanın iki güzel çelıncı daha var! (ayağımı sürttüm de)
Onlara da bakmayı unutmayın! :)

Mugi'nin kitap okuma challenge'ı için tık!

Roromiya'nın manga challenge'ı için tık!

Oyalanan ne yav?

Bendeniz efendim. Dikkat dağınıklığı göbek adım, oyalanmak hayatımın bir parçası. İşte bu oyalanmalarım neticesinde başlayıp yarım bıraktıklarımın güncesini tutmak istedim.
Hoş geldiniz :)

ps: Yukardaki abla Honey&Clover'dan Hagu olur, çok severim zatını.

(bunu yazarken bile canım sıkıldı gideyim bir çay alayım)

Ne idüğüm burada belli.

Fotoğrafım
Hayat tarzım blögümün adı Çok severim anime mangayı

Feysbuk sayfamız

İzleyiciler

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © her türlü oyalanan - Black Rock Shooter - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan